9 Mayıs 2013 Perşembe

Meditasyon Üzerine Genç Gelişim Dergisi Mart 2013 Röportajı – N. Ebru Şinik

Stres için,  herhangi bir yaş sınırı tanımayan çağımızın hastalığı diyebilir miyiz ?
Kesinlikle ! Stres herhangi bir ihtiyaç ya da arzumuzun karşılanmaması durumunda oluşan zihinsel ve fiziksel olarak doğan bir tepkiler bütünüdür. Doğduğumuz andan itibaren stres oluşumuna açık oluruz.
Öncelikle Meditasyon nedir, nasıl yapılır? Anlatır mısınız?
Meditasyon içsel dinginlik ve derin bir rahatlık deneyimleyecebileceğimiz bir şifa uygulamasıdır. Meditasyon bedeninizin kendi içsel aklının yeniden keşfedilmesinin bir yoludur.Yükselen Çağ çatısı altında verilen Primordiyal  Sesler Meditasyonu, Hindistan’ın 5,000 yıla dayanan  Vedik  geleneğindeki güçlü bir meditasyon tekniği olup, Bütünsel Sağlığın ( Beden, Zihin ve Ruh Sağlığı) dünyadaki en tanınmış ve en güçlü liderlerinden olan doktor, yazar ve filozof  Deepak Chopra ve Nörolog  David Simon tarafından, Amerika Birleşik Devletleri ve Hindistan’daki bazı bilim adamları ile işbirliği halinde gözden geçirilerek, öğrenmesi kolay bir hale getirilmiş ve  yeniden canlandırılmıştır. Meditasyon, omurilik 90 derecelik açıda olacak şekilde rahatça ve konforlu bir şekilde oturarak, gözler nazikçe kapalı olarak direnç göstermeden kolaylıkla uygulanır.
Meditasyon, ile yaşam kalitesini yükseltmenin yolları nelerdir?
Meditasyonun başlıca faydaları, aşağıda sıraladığım tüm belirti ve/veya rahatsızlıklarla ilgili olarak bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Dolayısı ile düzenli meditasyon;         
 -       Yorgunluğu giderir·         
 -        Stresi giderir
·         Kaygıyı azaltır
·         Uyku kaliteniz artar
·         İlişkilerinizi iyileştirir, geliştirir
·         İç huzuru kazandırır
·         Yüksek tansiyonu indirir
·         Kan basncınızı azaltır
·         Odaklanma yeteneğinizi geliştirir
·         Bağışıklık sistemini güçlendirir
·         Kalp çarpıntısını hafifletir
·         Yaratıcılığınızı ve sezgilerinizi uyandırır
·         Daha az yargılayıcı olmanızı sağlar
·         Ruhunuzla, ÖZ’ünüzle bağınızı güçlendirir. 
Belirtilen tüm bu fizyolojik ve duygusal gelişimlerimiz yaşam kalitemizi büyük ölçülerde yükseltir.

Meditasyon ile hastalıklarla nasıl başa çıkılabilir?  Sürekli endişe duymak, korkular yaşamak, uyku düzesizliği ve en önemlisi iç huzurunu yakalayamamak tüm bunlarla nasıl başa çıkılabilir?
Modern dünya insanı gün boyunca onlarca stres yaşamaktadır. Servisi kaçırmak, çocukların ev ödevlerinin yetiştirilmesi, acil toplantılara hazırlık,  etrafımızdaki herkesle oluşabilecek eksik ve yanlış iletişim kaynaklı oluşan stresler ve bunlar gibi stres yaşayabileceğimiz binlerce konuyu saymakla bitiremeyiz.Strese girdiğimiz her seferinde vücudumuz fizyolojik olarak bir sürü tepki verir. Bilimsel terminolojide bunu ‘Savaş ve Kaç Tepkisi’ olarak adlandırıyoruz. Strese girdiğimiz her  zaman kalp atışları hızlanır, kalbe daha fazla kan pompalanır, kan basıncı yükselir, oksijen tüketimi ve karbondioksit çıkışı artar, terleme başlar, böbreküstü bezleri adrenalin ve kortizol hormonları pompalamaya başlar, pankreas daha fazla glükoz ve daha az insülin salgılar , kan akışı sindirim sistemi organları yerine kaslara doğru yolunu değiştirir, daha az büyüme hormonu ( DHEA / Anti-aging hormonu) salgılanır, bağışıklık sistemi bastırılmış bir duruma girer ve kan pıhtıları yapışkan bir durum alır.Bedenimizin normalde kendini sadece ölümden korumak için vermesi gereken bu tepkileri, strese girdiğimiz her seferinde fizyolojik olarak yaşarız. İşte bedenimizdeki bu ani değişimler bizlere bir dizi hastalıkların kapısını aralar.
·           Kan basıncının yükselmesi  Koroner Kalp Rahatsızlıklarına
·          Stres hormonu artışı Anksiyete, Endişe, Korku ve Uykusuzluk yaşanmasına ve Bağımlılıkların oluşmasına
·          Kan şekeri artışı Şeker Hastalığı ve Obeziteye
·          Sindirim sistemine yapılan sirkülasyonun azalması Sindirim Bozukluklarına
·         Büyüme ve seks hormonlarının azalması Erken Yaşlanmaya
·         Bağışıklık sisteminin düşmesi Enfeksiyonlara açık olmaya ve Kanser Hücreleri oluşumu riskinin artışına
·         Yapışkan kan pıhtısı artışı ise Kalp Krizi ve Enfarktüs gibi rahatsızlıklara sebebiyet vermektedir.
 İşte meditasyon bu rahatsızlıkların önüne geçmede çok önemli bir rol oynamaktadır. Çünkü düzenli meditasyon sayesinde bedenimizin verdiği bu tepkileri telafi eden ve fizyolojik değerlerin normale döndüğü ‘Dingin Farkındalık’ durumunda oluruz. Dingin Farkındalık, beden fiziksel olarak dinlenmedeyken, uyanık fakat sükunet içerisindeki bir zihinle birleşimi ifade etmektedir. Yani kalp atışları yavaşlar ve kalbe daha az kan pompalanır, kan basıncı normale döner, oksijen tüketimi ve karbondioksit çıkışı artar, terleme azalır, böbrek üstü bezleri daha az adrenalin ve kortizol salgılar, nefes alıp vermemiz normale döner, stres hormonu yerine yaşlanma karşıtı (DHEA) hormonu salgılaması başlar ve kan pıhtısı yapışkanlığı normal seviyesine iner.İşte meditasyon esnasında bedenimiz ‘Savaş ve Kaç’ tepkisini telafi ederek, beden, zihin ve ruh sağlığımızı dengeleyen bir  ‘Dingin Farkındalık’ durumuna kayar. Bu farkındalık hali içerisinde  stres ile  rahatlıkla baş edebilme yeteneği kazanır  ve hastalıkları kendimizden uzak tutma gücüne sahip oluruz.   
     
Hani bazen insan kendini hiç sevmez, hatta zaman zaman en sevdiğinden bile nefret eder hale gelir, neden? Diye sorar kendine… Peki, bu nedendir sizce?
Ruhumuzdan, Öz’ümüzden uzaklaştıkça  gerçek benliğimizi unutmaya yüz tutarız. Gerçek benliğimiz dış koşullardan tamamen bağımsız her zaman mutlu, huzurlu, dingin ve sakindir. İşte kendi özümüzden uzaklaşmamız bizi depresyonlara, bilinçsiz seçimlere, zihin bulanıklıklarına sevk eder. Birlik sevgisini ve bilincini hatırlayamaz ve psikolojik ve duygusal rahatsızlıklara kapılırız. Bu tür semptomları engellemenin en iyi yolu öncelikle düzenli meditasyon yapmak ve doğanın içinde zaman geçirmektir. Doğada vakit geçirerek ruhunuzu besleyiniz. 
Öyle bir durum oluyor ki, insan kendine olan güvenini kaybediyor bu gibi durumlarda ne yapılabilir?
Güven kaybı korkularımızdan ileri gelmektedir. Korkunun olduğu yerde sevgi barınamaz. Sevginin olmadığı her yerde ise güvensizlikler baş gösterir. Sistem bu şekilde işler. Her türlü korkumuzu meditasyona başlamadan yapacağımız samimi niyetlerimiz ile yok etme gücüne sahibiz.     
Aklımızda ki bitmek bilmeyen soru ve sorunları nasıl yok edebiliriz?
Aklımızdaki bitmek bilmeyen soru ve sorunları yok edemeyiz. Zihin bedenin işlemcisidir ve aklın algıladığı tüm içsel ve çevresel faktörleri işlemden geçirerek, belli bir kalıba oturtmak üzere işlevini sürdürmektedir. Bizler zihinden işlevini yapmamasını  ya da durdurmasını isteyemeyiz. Tam aksine zihnimizin her zaman görevini sağlıklı bir şekilde sürdürmesi hem ruh, hem fiziksel sağlığımız için başlıca şarttır. Bu sorunun cevabı zihnimizin tabiatı itibarı ile ürettiği bitmek bilmeyen düşüncelerin ÖTESİNE geçmektir. Meditasyon sayesinde hem zihni bir anlamda terbiye edebiliyor, hem de tüm bu düşüncelerin üretildiği mekanizmanın ötesinde bulunan o her zaman sessiz, sakin ve dingin alana kayabiliyoruz. Bu durgun alandan ihtiyacımız olan tüm şifalandırmayı beraberimizde getiririz.


Zihnimizde ki çöp kutusunu nasıl temizleyebiliriz?
Bir evvelki soruda anlattığım gibi zihnimiz çöp üretmeye devam edecektir ve etmelidir de… Ona ürettiği düşüncelerle ilgili olarak ‘bu tarz fikirler çöp, bir daha bunları üretme ‘ diyemeyiz; aklına düşen her konu ile ilgili düşünce ve fikir üretmeye devam etmelidir.  İşte meditasyonu bu yüzden yapıyoruz. Zihni dinlenmeye almak için… Meditasyon esnasında zihne dinlenme şansı yaratılır. Uykumuzda dahi sürekli çalışan zihni dinlenmeye alabileceğimiz tek teknik meditasyondur. Yorgun bir zihin bulanık bir zihindir. Bulanık bir zihin hayatımızı gerçek anlamda besleyecek kararları alırken yanılgı payımızı yükseltir. İşte meditasyon ile yorgun zihnimizi, dingin bir zihin haline getirebiliyoruz ve bu dingin zihin sayesinde hayatımıza mutluluk, huzur ve tatmini getirecek olan bilinçli seçimleri yapmaya başlıyoruz.  
Ruhsal bir çöküntü (depresyon) yaşayan kişi bundan kurtulmayı başardığında tamamen bunu iz bırakmadan hafızasından yok edebiliyor mu?
Meditasyon sayesinde Ruhumuzla, Öz’ümüzle kuracağımız derin bağlantı sayesinde koşulsuz, neden-sebep ilişkisine dayanmayan saf sevgiyi deneyimlemeye ve yaşamaya başlarız. Sevginin bu boyutu bizi niyet ettiğimiz her anlamda şifalandırır.
Çevremiz deki kişilere karşı peşin hükümlü, ön yargılı davranmayı sanıyorum adet haline getirdik acaba başkalarını yargıladığımız kadar kendimizi de yargılayabiliyor muyuz ne dersiniz?
Anlattığım gibi yargılar zihnimizin ürünü ve görevidir de… Bizi biz yapan, bizi tanımlayan ego’muzun yapıtaşlarını koyan zihnimiz çalışma sistemi içinde yer alan yargılama fonksiyonu, kendimizi tanımaya başladıkça, yani şuurumuz yükseldikçe çalışmaya devam ettiği halde, farkındalık seviyemizin artması ile kararlarımızı istediği ölçüde yönlendirememeye başlar. Çünkü farkındalığımız arttıkça yaptığımız seçimler ve verdiğimiz kararlar zihinden değil, gönülden alınmaya başlayacaktır. Gönlümüzle aldığımız her karar bizi ve bu kararlardan etkilenecek olan etrafımızdakileri mutlu ve tatmin edecek kararlardır. Dolayısı ile sorunuzun özetle cevabı yargılama süreci zihnin doğal sürecidir ve ego’muz kendimizi yargılamamızdan hiç hoşlanmaz ve bunu baltalar. Fakat esas konu burada zihnimizin yargılarının etkileyemediği o mutlak huzur alanına girerek, yargı bulunmayan bu alandan seçimlerimizi yapabilmektir. İşte benimde Yükselen Çağ markası altında oluşturmuş olduğum ‘Beden, Zihin ve Ruh Sağlığı Bütünlüğü Merkezi’ çatısı altında vermeye başladığım Primordiyal Sesler Meditasyonu seminerleri hayatlarımızda bilinçli seçimler almamızı sağlayacak olan bu kolaylıkla uygulanan tekniği öğretmek amaçlı verilmektedir.
Farkındalığın farkına ne zaman varabiliriz?
Farkındalığın zihinsel sağlaması, yaşamımız stabil şekilde daha huzurlu, daha çok sevgi ve tatmin dolu olduğunda yapılabilir.
Peki, toplum olarak sizce affetme duygumuzu kaybetmiş bir halemi geldik?
Affetme duygusunun kaybedilmesi salt bizim toplumumuza mal edilemez, maalesef bu küresel bir semptomdur. Açıkladığım gibi affetmemek ya da affedememek gerçek kimliğimizi hatırlayamamaktan, egomuzun üzerimizde gereğinden fazla hakimiyet kurmasından kaynaklanmaktadır. Elbet ego görevini yapmalı ama bizde ihtiyaç halinde ego’muzun ötesine geçebilmeliyiz.Tüm okuyuculara stresten uzak, huzur, sevgi ve tatmin dolu bir yaşam dilerim.Meditasyonun beden, zihin ve ruh sağlığımız üzerindeki olumlu etkileri birçok bilimsel araştırma ile kanıtlanmıştır. Harvard Tıp Fakültesi, Massachusetts Institute of Technology, Yale Üniversitesi, Massachusettes  General Hospital’e bağlı olan ‘Benson-Henry Beden ve Zihin Tıbbı Enstitüsü’ vb.  gibi bilim dünyasındaki önemli kurumlarca yapılan bu araştırmaların bir kısmını Yükselen Çağ  web sitesi içerisinde yer alan ‘Bilimsel Meditasyon Araştırmaları’ başlığı altında bulabilirsiniz. Bu araştırmaların büyük çoğunluğu çağımızın en önemli hastalık kaynağı olan stres sebebi ile oluşan rahatsızlıklardır. Bu sebeple meditasyonu özellikle ‘Strese Karşı Panzehir’ olarak adlandırıyoruz.

6 Mayıs 2013 Pazartesi

Meditasyon nedir? Fiziksel, Ruhsal etkileri ve Çeşitleri nelerdir?

Meditasyon nedir diye sorulduğunda, çok kısa ve net olarak ‘meditasyon bilimsel bir zihni dinlendirme tekniği ve derin bir şifa uygulamasıdır’ diyebiliriz.
Meditasyon kesinlikle bir inanç sistemi değildir; yani meditasyon ‘inanılması gereken (!)’ bir uygulama olmayıp, dünyadaki en saygın bilimsel kurumlarca yararları kanıtlanmış olan, beden, zihin ve ruhun eş zamanlı olarak fayda gördüğü bir şifalandırma tekniğidir. Meditasyon bedenin kendi içsel aklının yeniden keşfedilmesinin bir yoludur.
Meditasyon başlıca aşağıda sıralanmış faydaları sağlamaktadır:
Ø  Stresi giderir
Ø   Kaygı, endişe ve muhtelif korkuları azaltır
Ø   Uyku kalitesi artar
Ø   İlişkiler iyileşir, gelişir
Ø   İç huzuru kazandırır
Ø   Yaratıcılık ve sezgileri uyandırır
Ø   Odaklanma yeteneği artar, konsantrasyon yeteneği yükselir
Ø   Yüksek tansiyon iner ve kan basıncı azalır
Ø   Bağışıklık sistemi güçlenir
Ø   Yorgunluğu giderir
Ø   Kalp çarpıntısını hafifletir
Ø   Daha az yargılayıcı olmayı sağlar
Ø   Erken Yaşlanma sürecini engeller (DHEA hormonları)
Ø   Ruhunuzla, ÖZ’ünüzle bağınızı güçlendirir.
Görüldüğü üzere meditasyon sayesinde yaşam kalitemiz genel anlamda yükselmektedir. Meditasyonun beden, zihin ve ruhsal sağlığımız üzerindeki olumlu bu etkilerinin kanıtlanmış olduğu uluslararası bilimsel saygınlığı olan kurumlarca yürütülen kilinik araştırmalardan ilerleyen günlerde detaylı örnekler vereceğiz.
Dünyada yüzlerce farklı meditasyon tekniği bulunmaktadır. Bunlara örnek olarak başlıca; Görsel Meditasyon ( Drishti ve Sri Yantra Meditasyonları), Ses Meditasyonu ( Rehperli, Tibet Kasesi ve Dalga Sesi Meditasyonu), Enerji Meditasyonu ( Çakra ve Sutra Meditasyonu), Duyu Meditasyonu ( Aroma, Tat Alma, Masaj,Yoga, Tantra Meditasyonları), Budist Meditasyonu (Metta, Samatha, Vipassana Bhavanas), Mantra Meditasyonu (Primordiyal Sesler Meditasyonu, Transandantal Meditasyon, Bija Sesleri, Sutra Meditasyonu), İlahilerle Meditasyon ( Japa, Bhajan, Kirtan, Namavali) ve Beden-Zihin Meditasyonlarını verebiliriz.

Yükselen Çağ ‘Beden, Zihin ve Ruh Sağlığı Bütünlüğü Merkezi’nde bir mantra meditasyon tekniği olan ‘Primordiyal Sesler Meditasyonu’ seminerleri verilmektedir.
Mantra kadim bir lisan olan sanskritçe bir kelime olup ‘Zihnin Vasıtası’ manasına gelir. Gündelik düşüncelerimiz dikkatimizi akıl ve zihin seviyesinde tutarlar.  Mantralar bu düşünce akışını yarıda keserek, dikkatimizin zihnimizdeki daha sessiz ve daha soyut bir yüzeye   girmesine olanak sağlarlar.Mantra için, uzay-zaman düzleminde olmayan, yerel ötesi alana giriş için yüksek hızda ve nitelikte bir bağlantı, bir hyperlink’de diyebiliriz.
Primordiyal kelimesi ise başlangıçtan beri var olan, evren var olduğundan beri orjinalliği hiç bozulmamış olan, özgün ve yalın anlamına gelmektedir. Mesela rüzgarın ağaçlara vurduğundaki hışırtısı, dalgaların kumsala vurduğundaki ses, küçük çocukların masumca kıkırdamaları bu sesler içinde yer almaktadır.
Primordiyal Sesler Meditasyonu, Hindistan’ın 5,000 yıla dayanan  Vedik  geleneğindeki güçlü bir meditasyon tekniği olup, Bütünsel Sağlığın (Beden, Zihin ve Ruh Sağlığı Bütünlüğü) dünyadaki en tanınmış ve en güçlü liderlerinden olan doktor, yazar ve filozof  Dr. Deepak Chopra ve Nörolog  David Simon tarafından, Amerika Birleşik Devletleri ve Hindistan’daki bazı bilim adamları ile işbirliği halinde gözden geçirilerek, öğrenmesi kolay bir hale getirilmiş ve  yeniden canlandırılmıştır.

Primordiyal Sesler Meditasyonunu  eğitimi esnasında herkese özel  bir mantra verilir. Bu mantra, doğduğunuz yer ve zamanda evrenin o zaman aralığında yaratıyor olduğu titreşimdir.  Hiç bir lisanda anlam içermeyen belli bir ses veya titreşim olan bu mantra her şahsa özel olarak uygulanan Vedik matematik formüller yoluyla tespit edilir. Meditasyon sırasında mantranızı sessizce tekrarladığınızda, bu bir titreşim yaratır ve bu titreşimin sinir sisteminiz üzerinde sakinleştirici ve rahatlatıcı etkisi bulunmaktadır. Ayrıca bu titreşim düşünceleriniz arasındaki boşluğa yani bilincin  derin seviyelerine ulaşmanıza da yardım eder.

N. Ebru Şinik
Chopra Center Üniversitesi Meditasyon Eğitmeni

24 Nisan 2013 Çarşamba

Hamilelik Döneminde Anne Adayının Stresten Korunması Bebeğin İlerideki Hayatı İçin Çok Önemli

 Hamilelik Döneminde Anne Adayının Stresten Korunması Bebeğin İlerideki Hayatı İçin Çok Önemli!
 Hamilelikte anne adayının psikolojisi; karnındaki bebeğin gelişimini, bebeğin ilerideki kişiliğini ve yaşamını derinden etkiliyor. Dünyaya gelecek yeni bir insanın fiziksel, zihinsel ve ruhsal sağlığının yapılandığı özellikle bu çok önemli zaman diliminde anne adayları olabildiğince stresten uzak, huzurlu, mutlu ve kendileri ile barışık olmalıdır.

Gelecek nesillerin bütünsel anlamda sağlıklı ve bilinç seviyelerinin yüksek olması için anne adaylarının özellikle hamilelik boyunca sevgiye dayanan huzur dolu ve sağlıklı ilişkiler içinde bulunması, bedeni ve  zihni ile barışık olması çok büyük önem taşır. Hem anne adayının, hem de karnındaki bebeğin genel sağlığı ve esenliği için faydaları klinik araştırmalar ile Harvard, Yale, Massachusetts Üniversiteleri gibi uluslararası bilim otoriteleri tarafından kanıtlanmış olan meditasyon tekniği bu bütünsel sağlığın ve dengenin kurulmasında en etkili ve uygulaması basit tekniklerden birisidir.


Chopra Center Üniversitesi meditasyon eğitmenlerinden N. Ebru Şinik, aldığı bilimsel temelli meditasyon ve bütünsel sağlık eğitimleri sonrası Türkiye’ye dönerek kurmuş olduğu ‘Beden, Zihin ve Ruh Sağlığı Bütünlüğü Merkezi’ olan Yükselen Çağ’ın kuruluş amacını, insanların hayatlarını daha  huzurlu, mutlu ve tatminkar bir şekilde yaşamalarına destek verecek eğitim ve modern tıp ile sentezlenmiş kadim öğretileri paylaşmak; bedensel, zihinsel ve ruhsal dengenin kurularak yaşamdaki tabii dengenin sağlanması; şifalandırma; dönüşüm sağlama ve farkındalık halinin arttırılması olarak özetliyor. Ebru Şinik ‘Bu çerçevede verdiğimiz meditasyon seminerlerinde dünyada uygulanan yüzlerce meditasyon tekniği arasında öğrenmesi ve uygulaması en kolay ve klinik araştırmalar neticesinde düzenli uygulama ile bilinç seviyesini yükselttiği kesin olarak kanıtlanmış Primordiyal Sesler Meditasyonu tekniği öğretilmektedir’ diyerek vurguluyor.

Meditasyon esnasında strese girdiğimiz her seferinde fiziksel ve zihinsel olarak sinir sistemimizi , bağışıklık sistemimizi ve psikolojik sağlığımızı zayıflatan bir dizi fizyolojik tepki dengelenerek, sükunet içerisinde, huzur dolu ve farkındalığı yükselmiş bir bilinç durumuna kayarız.  Strese girdiğimiz her seferinde hızlanan kalp atışları, kalbe daha fazla kan pompalanması, kan basıncının yükselmesi ve artan terleme, meditasyon yapmaya başladığımızda normal fizyolojik değerlerine döner. Günlük rutinimiz içine yerleştireceğimiz düzenli meditasyon uygulaması sayesinde kazanılan dingin ve huzur dolu farkındalık hali, zamanla meditasyon yapmadığımız ve günlük aktivitelerimizi sürdürdüğümüz tüm gün boyunca da bizimle kalmaya devam eder. ‘Dingin Farkındalık’ olarak nitelediğimiz bu sükunet içerisinde ama uyanık olan  zihinsel durum günlük eylemlerimiz esnasında da sürmeye başladığında, muhtemel strese girebileceğimiz olaylar karşısında eski tepkileri vermez ve detaylarda kaybolmadan, büyük resmi görme dürtüsü ile zihnimizi kontrol edebilmeyi ve bu şekilde stresi de yönetebilmeye başlarız. Bizi muhtemel strese sokabilecek durumlardan artık eskisi gibi zarar görmez, fiziksel ve  psikolojik sağlığımızı tehdit eden stres tepkilerine de bu şekilde set çekmiş oluruz.

Anne adayının hamilelik döneminde yaşacağı stres durumları ses tonuna bile yansır. Fetus, anne sesinin melodisi, ritmi ve frekansından annenin ruhsal durumunu algılayarak, anne ve dış dünya ile iletişime geçip geçmeme kararı verir. Annenin sesi yumuşak, rahat ve ahenkli olduğunda fetüs bu huzur sinyallerini alarak anneye ve dış dünyaya severek ve güvenle yönelerek, gelişimini en sağlıklı şekilde tamamlar.Hayatımızın %95’i bilinçaltımıza yerleştirdiğimiz duygulardan ve bunların oluşturduğu  düşüncelerden oluşur. Düşüncelerde eylemlerimize dönüşür. O yüzden stresten arınarak, farkındalığımızı yükseltmek hem bizim, hem de karar ve hareketlerimizden etkilenen çevremizde herkes için büyük önem taşır.Özetle çekim yasasına göre anne karnında fetus oluşmaya başladıktan itibaren annenin tüm ruh hali doğacak çocuğun bilinçaltına yerleşmeye başlar ve negatif olarak yerleşen duygular bebeğin ilerideki kişilik gelişiminde onu büyük oranda etkiler.


Düzenli meditasyonun hamilelikte sağladığı başlıca faydalar;

·         Rahatlama
·         Bedensel, zihinsel ve ruhsal dengenin kurularak, sürdürülmesi
·         Stres ve stres kaynaklı rahatsızlıklardan korunma
·         Korku ve  endişelerden özgürleşme
·         Fiziksel ve ruhsal enerjinin yükselmesi
·         Sezgisel olarak bebekle daha yoğun iletişime geçme
·         Yaşam kalitesinin artması : Kan dolaşımı ve kalp atışlarının normal seyrine yerleşmesi, tansiyonun dengelenmesi, bağışıklık sisteminin güçlenmesi, böbreküstü bezlerinin düzenli olarak DHEA Büyüme hormonu
(anti-aging hormonu) salgılaması
·         Uyku kalitesinin artması

Düzenli meditasyonun bebek için sağladığı başlıca faydalar;

·         Derin rahatlama
·          Anne ile güven ve sevgi dolu bir ilişkinin kurulması
·         Doğum sonrası öz güveni tam ve hayata dengeli tutunabilme yeteneğinin gelişmesi
·         Anne karnında hissetmiş ve yaşamış olduğu güven, huzur ve sevgi duygularından ötürü : Yüksek uyku kalitesi, diğer bebeklere oranla daha az ağlama sorunu ve beslenmenin kolaylıkla  gerçekleşmesi
·         Konuşma, dinleme ve öğrenme kapasitesinin yükselmesi
Sağlıklı ve bilinci yüksek yeni nesilleri yaratmanın annelerimizin elinde olduğunu unutmayalım. Hem kendi bütünsel sağlığımız, hemde hayata katılacak bebeğimizin hamilelik dönemi ve ileri yaşamındaki bütünsel sağlık dengesi için sizin atacağınız küçük bir adımın yaratacağı büyük pozitif etkiyi deneyimlemek ister misiniz?

Tüm okuyucularımıza sağlık ve esenlikler dilerim.


N. Ebru Şinik

Chopra Center Üniversitesi Meditasyon Eğitmeni
www.yukselencag.com

8 Nisan 2013 Pazartesi

Baharla Eşzamanlı Olarak Zihinsel ve Duygusal Detoks Yaparak Mevsime Uyum Sağlayın

Baharla beraber tabiatta bir yenilenme ile birlikte silkelenerek kışın getirdiği rehavetten arınma çalışmaları başlar. Tüm tabiat rengarenk yeni kıyafetlerini giyer, evlerde bahar temizliği yapılır, kullanılmayan eşyalar ayıklanır, kışın biriken fazla kilolardan kurtulmak için diyet ve detoks programları uygulanmaya başlanır.

Havanın ılınması ile balkon ve bahçelerde  daha fazla zaman geçirme, ormanda,  sahil kenarında yürüyüş yapma gibi doğa ile uyumumuzu sağlayacak olan tabiatla daha fazla beraber olabilme imkanlarımız çoğalır. Özetle ilkbahar geldiğinde insanoğlu fiziksel, zihinsel ve ruhsal dengesini mevsimle uyumlamak üzere içgüdüsel bir faaliyetler dizisi eğiliminde olur.
İşte bu mevsimsel geçiş dönemlerinde yapılacak düzenli meditasyon,  özellikle zihinsel ve ruhsal detoks için kullanabileceğimiz en basit ve  en etkili araçtır. Hepimiz tüm bu mevsimsel yenilikleri karşılarken psikolojik ve ruhsal olarak bizi olumlu olarak beslemeyen tüm negatif duygu, düşünce, hatıra, besin, kilo vb. kendimizi iyi hissetmemize mani olan her şeyden arınma çalışmaları yaparak, baharla beraber canlanıp, tazelenebilir  ve tabiata uyum sağlayabiliriz. Tabiat ile denge ve uyum içinde olan bir insan hem fiziksel, hem zihinsel, hem de ruhsal açıdan dengede olup, seçimleri kendisine ve seçimlerinden etkilenen herkese mutluluk, huzur ve yaşam tatmini getirecektir.

Bahara girerken eşzamanlı olarak bütünsel sağlığımız için yapacağımız yolculuğu da başlatmak, tüm tabiat tarafından desteklenecek harika bir zamanlamadır!  Düzenli meditasyon sayesinde yükselen farkındalık halimiz ile yapacağımız bilinçli seçimler ışığında yaşamımızda yeni bir sezona adım atmak ve gerçek ihtiyaçlarınızı yaratmak bizim elimizde. Bilinçli seçimler dönüşümsel süreci de ateşleyecektir. Bir düşünün, bugün sizi besleyecek hangi seçimleri yaptınız?

-          Dışarıdaki taze havayı içinize çekebileceğiniz kısa bir yürüyüş ?
-          Gökkuşağının tüm renklerini içinde barındıran taze ve sağlıklı bir yemek ?
-          Ruhunuzu beslemek ve zihninizi dinlendirmek için meditasyon için ayırdığınız bir zaman dilimi?
-          Ya da sizi seven insanları düşünerek aynı sıcaklığı kalbinizde hissettiniz mi?


Hayallerinize kavuşmanın anahtarı, günlük rutininize bilinçli seçimler yapmayı ve sizi besleyen basit, küçük ritüelleri yerleştirmektir. Bahar güzel kutlamaların mevsimidir.  Meditasyon ile yaşamınızın dizginlerini ele almayı ve baharla beraber bütünsel bir detoksa girmeye hazır mısınız ?

N. Ebru Şinik

27 Şubat 2013 Çarşamba

Sizi Beslemeyen Eşya ve Anılarınızı Biriktirmekten Vazgeçin!

HAYATINIZDAN KEŞKE KELİMESİNİ KALDIRIN




Genellikle iyi veya kötü anılar diye ayırt etmeden hepsine tutunma eğilimindeyizdir. Bu eğilim 
kaybetme ve bir daha bulamama, yerine yenisini koyamama korkularından ya da zihnimizin 
yarattığı bencillik dürtülerinden ileri gelir.
Bu anıları hangi noktada biriktirmek bizler için probleme dönüşmektedir. Bu ayırımı iyi yapmak gerekir.

Hayatımıza yeni enerjilerin, güzelliklerin, bilgilerin, sevgilerin vb. girebilmesi için duygusal ve 
psikolojik  anlamda  özgür ve hafif olmamız gerekmektedir.  Özgür  olabilmemiz ancak eski 
duygular, bilgiler ve sabit düşüncelerimizi serbest bırakabildiğimiz andan itibaren, başka fikirlere de açık olabilmemiz ile mümkün olabilir. Eskiden beri biriktirdiğimiz her türlü duygu ve eşyalara sıkı sıkı tutunmaya devam ettiğimiz sürece hayatımız kendini tekrardan ibaret olacaktır ve bizi daha fazla besleyecek, hayattan daha tatmin bir şekilde yaşamamıza olanak sağlayacak olan  muhtemel yeniliklere karşı kapılarımız otomatik olarak kapalı olacaktır. Bu gerçekten ciddi bir problemdir.

Peki, kişisel eşyalar mesela günlükler, fotoğraflar ve diğerleri… Bunlar bizim hayatımız için 
önemli kayıtlardır. Bu kayıtlar ile neler yapabileceğiz biraz da bunlardan söz edelim. 
Elbette bunların hepsi bizi biz yapan, bugün durduğumuz yere nereden ve nasıl geldiğimizi gösteren, yaşam yolumuzu belgeleyen çok önemli kayıtlardır. Eskilerden arınmak demek bize geçmişimizi tatlı veya acı olarak anımsatan bu eşyalardan kurtulmak demek değildir.    

Bu günlüklere, fotoğraflara, kıyafetlere vb. olan bağımlılık şeklindeki bağlılıklardan özgürleşmek, tüm bu birikimler karşısında objektif ve tarafsız bir eğilim sergileyebilmektir. Yoksa eski güzel anıların fotoğraflar kanalı ile aynı güzel duyguları size tekrar yaşatmasında elbette hiçbir zarar bulunmamaktadır. Önemli olan bize sevgi ve şefkat duyguları haricinde özellikle negatif duygular ve oluşumlar yaratan eski birikimlerimizden kurtularak, özgürleşebilmemizdir.

Duygusal depolama, unutamadığımız, vazgeçemediğimiz, bitmeyen keşkelerimiz..
Öncelikle hayatımıza  ‘keşke’ kelimesini lügatımızdan çıkararak  devam etmeye  ne dersiniz? 
Keşke ile başlayan hiçbir cümle bizi ileriye  taşıyamaz. Yaptığımız hiçbir şeyden pişmanlık 
duymamalı, sadece sonuçları olumsuz yansıyan bu tür duygu yaratan aksiyonlardan gerekli 
derslerimizi çıkararak, bu yöndeki farkındalığımızın yükselmesine gayret etmeliyiz ki, bir 
daha ki sefere bize ‘keşke’ kelimesini dedirtecek duyguyu yaratacak şekilde seçimler yapmayalım. Zihnimizin otomatik olarak elekten geçirerek işleme tabii tuttuğu ve ego altında 
toparlanan,bizi beslemeyen her türlü duygu ve düşüncelerden meditasyon sayesinde niyet 
ederek arınabiliriz.
Hayatı hafifletmek ve kendimizi rahatlatmak için bir çok  meditasyon yöntemlerimiz bulunmaktadır. Yaşamlarımızda bütünsel dengenin  yakalanması amaçlı  tarafımdan  kurulmuş bulunan‘Yükselen Çağ’ isimli ‘Beden, Zihin ve Ruh Sağlığı Bütünlüğü Merkezi’ altında verdiğimiz meditasyon ve farkındalık seminer programları içerisinde iki yarımşar günde toplam 9 saatten oluşan bir müfredat programında bu yöntemleri öğretmekteyiz.
Çok basitçe ne geçmişe takılmayı, ne de geleceği düşünmek yerine, AN’da olmaya gayret 
ederek, hayatımızdaki tüm ihtiyaçların AN’da olmanın farkındalığı ve niyetleri ile yaratılabileceğini bilelim ve  evrenin sonsuz zekasına güvenerek yaşamlarımıza devam etme 
kararı alalım. Bu güvenli ortam içerisinde  kendimizi sonsuz olasılıklar alanı içinde bulur ve 
ihtiyaçlarımızı niyetlerimizle tek tek yeniden yaratma sürecine gireriz. 

Bu noktada düzenli meditasyonla yaşayacağımız bilinç açılımları sayesinde farkındalığımız yükselirken aynı oranda yaşamımıza yön veren her türlü seçimimiz daha bilinçli olarak alınmaya başlar. Bilinçli Seçim yapabilmek hayatımızdaki en önemli kilit noktalardan bir tanesidir.  Yorgun ve dinlenmeye fırsatı olmayan bir zihin bulanık bir zihindir. Bulanık bir zihnin aldığı kararlarda yanılgı payları  yüksektir. Oysa meditasyon sayesinde dinlenme fırsatı yakalayacak olan bir zihin, meditasyon sonrası dingin bir zihin olarak görevine devam edecektir. İşte dingin bir zihinle  yapacağımız seçimler hem kendimizi, hem de bizim yaptığımız bu seçimlerden etkilenecek etrafımızdaki diğer  kişileri  her şekilde besleyecek, hepimizi daha mutlu ve yaşamdan tatmin olma duygusunu yaratacak olan seçimler olacaktır.

Tüm okuyuculara kalplerinden gelen seslere kulak vermeleri ve içlerindeki mutlak huzur 
alanını en kısa zamanda bulmaları dileklerimle, 

N. Ebru Şinik / Chopra Center Üniversitesi Meditasyon Eğitmeni

İletişim Bilgileri:
Diğer sorularınızla ilgili detaylı bilgi için www.yukselencag.com isimli web sitesine
başvurabilir veya bilgi@yukselencag.com ya da ebrusinik@choprateachers.com mail
adreslerine mesaj atabilirsiniz.
TEL: +90 533 296 50 66







Sevgilinizle Olan Tüm Sorunları Meditasyon İle Ortadan Kaldırın



 İlişkilerinde iletişim eksikliği yaşayan çiftlere, sorunlarını çözmenin, ilişkilerini daha mutlu hale getirmenin tüyolarını veren Chopra Center Üniversitesi Eğitmenlerinden Ebru Şinik, “düzenli meditasyon  sayesinde dingin farkındalığa ulaşarak, ilişki sorunlarına çözüm bulmak mümkün” diyor.

Chopra Center Üniversitesi Meditasyon Eğitmenlerinden Ebru Şinik, aralarında iletişim problemleri olan, ya da ayrılma eşiğinde bulunan çiftler için meditasyon öneriyor. “Her çift iletişim problemleri yaşayabilir, önemli olan bunları fark edebilmek, sorunlara tahammül edememek yerine, müdahale etmektir. Zamanında müdahale edilmeyen iletişim problemleri çiftler arasında kemikleşmiş anlaşmazlıklar oluşturur ya da ayrılıkla sonuçlanabilir. Çiftler arası kriz yönetimini için en gerekli olan şey sakinlik ve olgunluktur. Kişinin gerçekten ne istediğini anlaması, ilişki sürecinde doğru karar alması için en etkili yöntemlerden biride kendisine zaman ayırıp meditasyon yapmasıdır” diyen Şinik,  çiftlerin birbirlerine karşı önyargılı tutum ve istekleri, mutlu bir günü yaşanmadan engelleyebileceğini belirtiyor.



 “Dinlemeye Ne Gerek Var?”

Meditasyon sayesinde, günlük hayatta etrafımızdaki kişilere artan farkındalık, şüphesiz en yakınımızda olan partnerimizi de olumlu yönde etkileyecektir diyen Şinik, meditasyon yaparak, ilişkide alışkanlık edinilmiş endişeli hal ve egonun yarattığı korkulardan kurtulmanın mümkün olduğunu, meditasyonun egoyu kontrol altında tutacağını ve partnerinize karşı daha az yargılayıcı olup onun gerçekten ne demek istediği ile ilgilenmeye yardımcı olacağına değindi. “Meditasyon yaparak ruhunun derinliklerini keşfeden kişi, artık hayatta ne istediğini daha iyi kavrayacaktır,  zihin dingin olduğunda, hayatınızla ilgili önemli olaylarda, bilinçli seçimler yapar  kendiniz ve ilişkiniz için doğru kararları daha rahat verirsiniz” diyen Ebru Şinik düzenli meditasyonun kişinin duygu ve düşüncelerini günlük hayatta partneriyle açıkça paylaşarak, aradaki iletişim mesafesini kapatacağını belirtiyor.

“Dinlememe ne gerek var, ne diyeceğini biliyorum” davranışı, çiftler arası iletişim problemi çözümün önündeki en büyük engel olduğunun altını çizen Şinik düzenli meditasyon yaparak gelişen odaklanma kabiliyeti ile çiftlerin birbirine karşı konsantrasyonun artacağını, karşılıklı olarak dinleme yetisini geliştireceğini söylüyor. 


Hepimizin içinde yer alan Mutlak Huzur Alanımızı keşfin, içsel sessizliğimizi ve bütünsel zindeliğimizi (benden, zihin, ruh sağlığı bütünlüğü) deneyimlemenin en doğrudan yolu meditasyondur.” diyen Ebru Şinik partnerimizle olan sağlıklı iletişime giden yolun önce kişinin içsel yolculuğundan geçtiğini hatırlatıyor.

İletişim Bilgileri:
Diğer sorularınızla ilgili detaylı bilgi için www.yukselencag.com isimli web sitesine
başvurabilir veya bilgi@yukselencag.com ya da ebrusinik@choprateachers.com mail
adreslerine mesaj atabilirsiniz.
@yukselencag
facebook.com/yukselencagcom

Chopra Center University Certified Instructor N. Ebru Şinik

+90 533 296 50 66

12 Şubat 2013 Salı

Kurumsal Şirketler için Meditasyon ve Stres ile Baş Etme Seminerleri





Bilimsel bir zihni dinlendirme tekniği olan meditasyon, derin bir şifa yöntemi olup, kurumsal
şirketlerde iş yerinde stresi azaltma ve stres yönetimi için dünyada şu anda kullanılan en
önemli ve en etkili araçtır.

Stres ve stres kaynaklı rahatsızlıkların bir çığ gibi büyüdüğü çağımızda meditasyon artık her
yaş grubu tarafından ciddi bir ilgi görmektedir. Bazı işletme lisansı eğitimi veren okullarda
seçme hakkı bulunmayan zorunlu bir konu olarak öğretilen meditasyon, dünyadaki en iyi
sağlık kurumlarında çalışan günümüzün en çağdaş doktorları tarafından da hastalarına her
gün düzenli olarak yapılması tavsiye edilmektedir. Başarı eğrisi sürekli yukarı doğru olan
birçok endüstri lideri ve profesyonel yönetici meditasyon tekniğini stresi yönetebilmek,
gevşemek, rahatlamak, bilinçli seçimler yapmak ve yaratıcılıklarını arttırmak üzere düzenli
olarak kullanmaktadırlar.

Sonuç olarak meditasyon günümüzde küresel bazda, stresi azaltma ve dingin bir zihin için en
etkili teknik olarak kabul görmektedir.
Dünya çapında yüzlerce klinik araştırma ve stresle baş etme programı neticesinde, kurumsal
profesyoneller için meditasyonun oldukça etkin faydalar sağladığı kanıtlanmıştır.
Meditasyonun beden, zihin ve ruh sağlığı üzerindeki olumlu bu etkilerinin yer aldığı, Harvard
Tıp Fakültesi, Massachusetts Institute of Technology, Yale Üniversitesi, Massachusettes
General Hospital’e bağlı olan ‘Benson-Henry Beden ve Zihin Tıbbı Enstitüsü’ vb. gibi bilim
dünyasındaki önemli kurumlarca yapılan bu araştırmaların bir kısmını Yükselen Çağ web
sitesi içerisinde yer alan ‘Bilimsel Meditasyon Araştırmaları’ başlığı altında bulabilirsiniz.
Yükselen Çağ çatısı altında kurumlar için hazırlanan, iki yarımşar günde toplam 9 saatten
oluşan meditasyon seminerleri, en fazla 12 katılımcı ile rahat bir sınıf düzeninde, entellektüel
bir öğrenme ile deneyimin dengeli bir şekilde paylaştırıldığı bir müfredat programından
oluşmaktadır.

Yükselen Çağ çatısı altında kurumlar için hazırlanan, iki yarımşar günde toplam 9 saatten
oluşan meditasyon seminerleri, en fazla 12 katılımcı ile rahat bir sınıf düzeninde, entellektüel
bir öğrenme ile deneyimin dengeli bir şekilde paylaştırıldığı bir müfredat programından
oluşmaktadır.

Katılımcılar seminer bitiminde sınıftan, yaşam boyunca istedikleri her yerde ve her zaman;
stresle baş etmek, uyku kalitesini arttırmak, iletişim ve konsantrasyon yeteneğini
güçlendirmek, yaratıcılıklarını arttırmak, yüksek tansiyonu dengelemek vb. birçok muhtemel
soruna karşı panzehir olarak kullanabilecekleri, özetle iş ve özel hayatlarında yaşam
kalitelerini her anlamda yükseltecek ve yaşamdan daha tatmin ve mutlu olma hallerini
arttıracak olan bu çok etkili teknik ile donanmış olarak, kendilerini çok daha iyi hissederek
ayrılmaktadırlar.



Meditasyon’un Kurumlara ve Çalışanlarına Sağlayacağı Başlıca Faydalar
Kurumsal olarak stres ile baş edebilmenin şirketlere direk olarak kazandıracağı değerlerin
yanı sıra çalışanların da dinlenmiş ve dingin bir zihin sayesinde yükselecek yaşam kalite
belirtileri aşağıda sıralanmıştır.

Kurumlar için:
1. Hastalık, yaralanma, stres ve stres kaynaklı uzun süreli hastalıklar sebepleriyle personel
devamsızlıklarından oluşan maliyetin düşmesi
2. Genel verimlilik artışı
3. Ofiste zindelik ve esenlik halinin yükselmesi
4. Personel değişim oranı ve bu sebepten oluşan maliyetlerin düşmesi
5. İşveren - çalışan ve müşteri ilişkilerinin gelişmesi
6. Sağlık sigortası primlerinin düşmesi
7. Çalışanlarda kurumsal sorumluluk duygusu ve duruşunun somut şekildeki artışı
8. Çalışanlarda işten tatmin olma oranının yükselmesi
9. Projelere daha etkin bir şekilde odaklanma ve konsantrasyon sağlama sayesinde iş hızı
ve kapasitesinin yükselmesi
10. Şirket çalışanlarının birbirleri ile ilişkilerinin gelişmesi

Çalışanlar için:
1. Stres ile baş etme kabiliyetinin oluşması
2. Dinleme, iletişim kurma ve kendini daha etkin ifade etme yeteneğinin gelişmesi
3. Takım çalışmalarında uyum ve verimlilik artışları
4. Algının yükselmesi yanı sıra daha yüksek konsantrasyon, bellek ve öğrenme kapasitesi ve
yaratıcılığın artması
5. Yüksek tansiyon ve yüksek kan basıncının dengelenmesi ve uyku kalitesinin artışı
neticesinde bütünsel sağlık ve zindeliğin yükselmesi
6. Artan yaratıcılık sayesinde sorunlara farklı çözümler bulma kabiliyetinin ortaya çıkması
7. Bilinçli seçimler yapma yeteneğinin artması ile hem kendileri, hem de çevrelerinde bu
kararlardan etkilenen herkes için daha tatmin dolu, besleyici ve huzurlu bir yaşamın
oluşması

Meditasyon Eğitim Seminerleri Alan Uluslararası Şirketlerden Örnekler
1. Apple
2. PricewaterhouseCoopers
3. Nike
4. AOL Time Warner
5. McKinsey & Co.
6. Yahoo!
7. Deutsche Bank
8. Procter & Gamble
9. HBO
10. IBM
11. Microsoft
12. Hewlett Packard
13. Shell
14. Blue Cross Blue Shield of Massachusetts
15. New England Journal of Medicine / Mass. Medical Society
16. IBM
17. Reebok International Ltd.
18. New Balance

Aşağıda uluslararası ekonomi ve sağlık yayınlarının ve çalışanlarına
meditasyon seminerleri aldıran global şirketlerin meditasyonun genel olarak
kurumlara ve şahıslara sağladığı faydalarına yönelik referanslar bulunmaktadır:

Yakın zamanlarda yapılan çalışmalar meditasyonunun beyin evrimi için faydalı olduğunu
gösteriyor. Meditasyon beyni geliştiriyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, stresi azaltıyor ve
kişiye zindelik duygusu veriyor. PloS Biology dergisinin online edisyonunda yayınlanan bir
çalışmaya göre meditasyon aynı zamanda dikkati de artırıyor. New York Times


Deutsche Bank, Google ve Hughes Aircraft gibi global bir dizi şirket, çalışanlarına
meditasyon seminerleri öneriyor. Çalışanları daha uyanık kılmanın önemli bir getirisi var:
çalışmalar, meditasyonun verimi artırdığını, stresle bağlantılı hastalıkları önlediğini ve işe
devamsızlığı azalttığını söylüyor. TIME Magazine

Bethesda’ki Tower Companies şirket yetkililerinden alınan bilgiye göre, çalışanların büyük bir
çoğunluğunun meditasyon yapmaya başladıktan sonra hastane ve doktora gidiş oranları
somut bir şekilde azaldı ve firmanın çalıştığı sigorta şirketi olan Great West Insurance’a
ödedikleri sağlık sigorta primi yüzde 5 oranında düştü. Bu nedenle şirket, tüm personelinin
meditasyon semineri masraflarının yüzde 80’ini karşılamayı kabul ediyor.
The Washington Post

Meditasyon binlerce yıldır uygulanıyor, ama batıda iş dünyasında çalışanlar bu tekniğe,
stresle mücadele edebilmek için her geçen gün daha fazla yöneliyorlar. Financial Times



Boston Globe (Amerika Birleşik Devletleri çapında çalışan yetişkinler üzerine yapılan
Harris İnteraktif kamuoyu araştırmasının sonuçları - 6.11.2004 yayını)
- Çalışanların yüzde 42’sine göre stresten dolayı işte daha fazla hata yapılıyor.
- Çalışanların yüzde 34’üne göre stres çalışanlar arasında daha fazla tartışmaya
sebep oluyor.
- Çalışanların yüzde 28’i insanların stresten dolayı hastalık izni aldığını söylüyor.
- Çalışanların yüzde 26’sına göre işe devamsızlık problemlerinin stresle bir
bağlantısı var.
- Çalışanların yüzde 63’ü kişisel hayatlarında iş bağlantılı stresten etkilendiklerini
söylüyor.
- Çalışanların yüzde 60’ı işlerinin fiziksel ve duygusal sağlıklarını olumsuz yönde
etkilediğini söylüyor.

Birleşik Devletler Sağlık Bakanlığına bağlı Ulusal Mesleki Güvenlik ve Sağlık Enstitüsü
Yayını : “ İşyerinde Stres ”
- Sağlık harcamaları yüksek düzeyde stres bildiren çalışanlar için yaklaşık olarak
yüzde 50 daha fazla (Journal of Occupational & Environmental Medicine)
- Stres veya stresle ilgili bir rahatsızlıktan dolayı işten izin alması gereken
çalışanlar yaklaşık 20 gün boyunca izin yapıyorlar (İş İstatistikleri Bürosu)
- Çalışanların yüzde 75’i, işçilerin bir önceki kuşağa göre çok daha fazla stres
altında olduğunu düşünüyor (Princeton Tarama Araştırması Ortakları)
- Çalışanların yüzde 40’ı işlerinin “çok veya olağanüstü düzeyde stresli” olduğunu
bildiriyor (Northwestern National Life Sigorta Şirketi)
- Çalışanların yüzde 26’sı işlerinden dolayı psikolojik olarak yıprandığını veya stres
altına girdiğini bildiriyor (Aile ve İş Enstitüsü)
- Çalışanların yüzde 29’u “iş sırasında oldukça fazla veya son derece” stres
yaşadıklarını bildiriyor ( Yale Üniversitesi)

Los Angeles Times ( İş stresi çalışanların kalp ve damar sağlığını tehdit ediyor, N.
Cleeland - Nisan 2005)
- Üç çalışandan biri kronik olarak çok çalışıyor.
- Çalışanların yüzde 54’ü bir önceki ay içerisinde ne kadar iş bitirmek zorunda
olduklarına bakıp şaşkınlığa düşüyor.
- Avrupa, Japonya ve Birleşik Devletler’de yapılan araştırmalar verimliliğin artması
yönündeki küresel baskının kalp ve damar hastalıklarında artışa neden olduğunu
gösteriyor. Araştırmacılar bu durumun zaman içerisinde daha belirgin ve maliyetli hale
geleceğini söylüyor.

Meditasyon Yapan CEO’lardan Örnekler
(Kaynak : Business Insider, Forbes, Fortune USA)
1. Oprah Winfrey (CEO- OWN Network)
2. Ray Dalio (Hedge Fund Manager)
3. Marc Benioff ( CEO ve Kurucu Salesforce.com's)
4. Andrew Cherng ( Panda Express Kurucusu)
5. Bob Shapiro (CEO- Monsanto)
6. Bill George (Harvard Business School Professor ve CEO- Medtronic )
7. Russell Simmons ( Def Jam Recordings Kurucusu)
8. Roger Berkowitz (CEO- Legal Sea Foods )
9. Robert Stiller ( Green Mountain Coffee Roaster Kurucusu)
10. Ramani Ayer ( CEO - The Hartford Financial Services Group)
11. Steve Rubin ( CEO - United Fuels International)
12. Nancy Slomowitz (CEO - Executive Management Associates)
13. Rick Goings (CEO – Tupperware)







Seminer Müfredat Programı
Primordiyal Sesler Meditasyonu semineri, Yükselen Çağ tarafından organizasyonu yapılan,
Bütünsel Sağlığın ( Beden, Zihin ve Ruh Sağlığı Bütünlüğü) dünyadaki en tanınmış ve en
güçlü liderlerinden olan doktor, yazar ve filozof Deepak Chopra’nın öğrencilerinden, Chopra
Center Üniversitesi Meditasyon Fakültesi mezunu N. Ebru Şinik'in önderliğinde verilmektedir.
Ardı sıra iki yarımşar günde toplam 9 saatten oluşan seminer en fazla 12 katılımcı ile oluşan
bir sınıfta gerçekleşir.
Primordiyal Sesler Meditasyonu Seminer Programı özetle aşağıdaki bölümleri içermektedir.

- Kapsamlı bir eğitim programı içerisinde : Uygulamanın nasıl çalıştığı, faydaları, tarihsel
bilgi ve mantra seçim süreci açıklamaları
- Primordiyal Sesinizin (şahsi mantra) birebir verilme süreci ve uygulama eğitimi
- Uygulamanın Pekiştirilmesi : Nasıl oturulmalı; nerede, ne zaman ve ne kadar
meditasyon yapmalı
- Meditasyonun günlük hayatınızın bir parçası haline kolaylıkla getirilebilmesi için
öneriler
- Uygulamalı Pranamaya Seansı ( Nefes Egzersizi)
- Düzenli meditasyon uygulaması esnasında yaşanabilecek ‘ Yüksek Bilinç Seviyelerinin
Keşfi ' dersi
- Grup Meditasyonu Uygulaması
- Chopra Center Primordiyal Sesler Meditasyonu Semineri Katılım Sertifikası
- Kurs malzemeleri

Özetle birinci gün, Chopra Center Üniversitesi Sertifikalı Meditasyon Öğretmeniniz size
meditasyonun temel ilkelerini öğretir; bu meditasyonun tarihi ve mantra’nızın önemi
konularını içeren bir derstir. Bu derste ayrıca Primordiyal* Sesinizi (şahsi mantra) alır ve
bunu nasıl kullanacağınızı öğrenirsiniz. Ve ilk kez size özel titreşime sahip bu mantra’nızı
kullanarak meditasyon yaparsınız.
İkinci derste, meditasyonun uygulamaya yönelik yönlerini öğrenir, deneyimlerinizi paylaşır,
varsa sorularınıza cevap alırsınız. Düzenli bir şekilde yapılan Primordiyal Sesler Meditasyonu
ile deneyimleyebileceğiniz ‘Yüksek Bilinç Seviyeleri’ hakkında bilgilendirilirsiniz. Ve sınıfta
topluca Grup Meditasyonu yapılır.

İletişim Bilgileri:
Diğer sorularınızla ilgili detaylı bilgi için www.yukselencag.com isimli web sitesine
başvurabilir veya bilgi@yukselencag.com ya da ebrusinik@choprateachers.com mail
adreslerine mesaj atabilirsiniz.
@yukselencag
facebook.com/yukselencagcom

Chopra Center University Certified Instructor N. Ebru Şinik
+90 533 296 50 66